Versus Art Project: Cemal Gürsel Soyel Sergisi

Geçtiğimiz hafta takip ettiğimiz bir diğer sanat etkinliği de Cemal Gürsel Soyel'in, son dönemin öne çıkan sanat galerilerinden Versus Art Project bünyesinde gerçekleşen sergisinin açılışı oldu. Öncelikle biraz Versus Art Project'ten bahsedelim. Leyla ve Mert Ünsal

GurselSoyel

Geçtiğimiz hafta takip ettiğimiz bir diğer sanat etkinliği de Cemal Gürsel Soyel’in, son dönemin öne çıkan sanat galerilerinden Versus Art Project bünyesinde gerçekleşen sergisinin açılışı oldu. Öncelikle biraz Versus Art Project’ten bahsedelim.

Leyla ve Mert Ünsal kardeşlerin kurucusu olduğu bu galeri Istanbul’un galericilik anlayışına yeni bir soluk getirdi diyebiliriz. Çünkü başlangıcından itibaren çalıştığı sanatçıların sadece sergilerini hazırlamak ve açılışa gelen ziyaretçileri bir katalog ile uğurlamakla sınırlı kalmıyorlar. Onları sanat çevreleri ile nasıl daha fazla bir araya getirebiliriz ve diyaloğu taze tutabiliriz diye düşünerek sergi dönemi boyunca söyleşiler, basın etkinlikleri, davetler düzenliyorlar. Bu anlamda galerilerin “alışılmış yanlızlığı”ndan öte ismindeki proje sözünü hak eden bir oluşum.

İşte 10 Mayıs günü açılış kokteyli gerçekleşen Cemal Gürsel Soyel Sergisi için de böyle kapsamlı bir organizasyon yapılmıştı ve biz de yakından izleme olanağı bulduk.

356ab9_236a4a6910dd40deb7d612936956a04f

Sergi açılışından bir gün önce Beyoğlu’nun biraz gizli kalmış ama bazı çevrelerin “Türsak’ın bulunduğu bina” olarak tanıyabileceği Erol Dernek Sokak, Hanif Han’daki Versus Art Project’in yüksek tavanlı, aslına sadık kalınarak başarı ile restore edilmiş, iyi gün ışığında eserleri görme imkanı tanıyan mekanında bir basın kahvaltısı ile başladık. Soyel, sanatında izlerini gözlemlediğimiz, Kıbrıs Harekatı döneminden gelen “kaybolma korkusu, yerleşememe, ait olamama durumu” gibi çocukluğundan miras duyguların yansımalarından söz etti. Sanatçı Mimar Sinan Güzel Sanatları bitirdikten sonra gençlik döneminde Avusturya’ya taşınıyor ve sanat kariyerine burada devam ediyor.

Avusturya Lisesi mevzunu bir insan olarak bu ülke kültürü ile yoğrulmanın insana nasıl bir çalışma disiplini verebileceğini düşünüyorum eserlere bakarken. Bu bir sanatçı için aslında hiç akla gelmese de çok büyük bir artı. Çünkü yaratım sancısının ve belirli bir düzen dayatmayan hayat örgüsünün altından disiplin olmadığı zaman zor kalkabilirsiniz. Bir de geçen sefer de bahsettiğimiz Avrupa’nın yani sanatın merkezinde olma durumu var. Gençliğinizden itibaren sürekli gözünüzün gelişmesi, içten gelen yaratıcılığın bu kültürel birikim ile harmanlanması… Bu sizi bir sanatçı olarak gerçek anlamda kendinizi anlatabilir duruma ulaştırıyor çünkü dayandığınız temeller sağlamlaşıyor. Sanatçının kendini ve sanatını açıklaması konusu hep bir ikilem yaratsa da ben kişisel olarak anlatamayan sanatçıyı biraz sorgularım.

356ab9_e48e2e6c7b084d628b91b18606c1d763

Cemal Gürsel Soyel, soyut resimleri ile etkileyici bir sanatçı. Beyaz kanvası önüne aldığında ilk işi tamamen siyaha boyamak. Viyana’nın gri bir şehir olması onun genelde gri tonları üzerine beyaz lekelerle kendini ifadeye yönlendirmiş. Beyaz, sanatçının en sevdiği renk aslında. Belki de beyazın değeri en güzel kapkaranlık siyahların içinde anlaşıldığı için önce simsiyah yapıyor çalışma alanını. Soyel’in tablolarında insanların bu gri hayat fonunun üzerine girişleri ve katkıları da renklerle simgeleniyor. Soyut çalışmalar son dönemde çok “moda” değil belki biliyorsunuz. Sanatçılar sosyal medyanın oyuna dahil olmasını biraz farklı algıladı. İçinde kalabilmek için instagram karesini içine sığabilecek figürlerin ve slogan yazıların olması gerektiği düşünülüyor ve bu eserlere biraz zorlama olarak yansıyor.

P1050481

Açılış kokteylini takip eden akşamlardan birinde Versus Art Project, bazı koleksiyonerlerin katılımı ile yine kendi mekanında çok hoş bir yemek daveti düzenledi. Bu davet düzeni insanların hem sanatçı ile temaslarının yoğunlaşmasına yardımcı oldu hem de kendi aralarında bu sergi izlenimleri üzerinden düşünce alışverişine imkan tanıdı. Yemek öncesi söz alan, sergi kataloğunun metin yazarlığını da üstlenen, küratör ve eğitmen Marcus Graf “Büyük soyut tablolarını tamamlarken Gürsel Soyel’in yalnızca resmin kendi dilini önemsediğini görüyoruz. Boyayı kullanış şekli, ebat ve malzeme seçimi, formu tasvir etme biçimi, çizgi ve noktalardan oluşan kompozisyonları, çağdaş resim anlayışını takip ettiğinin göstergesidir. Dolayısıyla trend ve güncel olanı takip etme kaygısı gütmemektedir. Daha önce de belirttiğim gibi, Gürsel Soyel için asıl önemli olan güçlü resmi yaratmaktır.” diye söz ediyor ve Soyel’in bu sosyal çağ dayatmasından etkilenmediğini anlatmış oluyor.

P1050492

Bir sanatçının hayatını, geçmişini, köklerini, düşünceleri tanıdıkça onunla duygusal bir bağ kurabilirsiniz ve böylece onun eserleri sizin için manevi bir değer kazanır ki, sanat için en önemlisi maneviyattır. Her ne kadar bugün bütçeler, yatırımlar, piyasa, “private banking’de sanatın yeri” gibi işin manevi boyutu baskın olarak konuşulsa da…

P1050499

Bu anlamda Versus Art Project’in kendisini ifade edebilmesi adına sanatçısına verdiği destek ve sürdürülebilir işbirliğinin yeni bir galericilik anlayışı olarak İstanbul’un gelişen sanat sahnesinde yayılması diliyorum.

Son olarak Cemal Gürsel Soyel sergisinin 25 Haziran’a kadar süreceğini hatırlatırken Graf ve Soyel’in bu faaliyetler kapsamında 26 Mayıs Perşembe günü bir söyleşi düzenleyecekleri haberini vermek isterim.

www.versusartproject.com‘dan galerinin etkinliklerini ve sanatçıları hakkkında yenilikleri takip edebilir ve info@versusartproject.com‘dan gelen etkinlik bültenlerine üye olabilirsiniz.

çağla bingöl