Miroslava Duma’nın Başına Gelen!

Miroslava Duma, troppodonna'ya önceki yıllarda "Rus Moda Mafyası" konusu dahilinde konuk olmuştu. Kendisi Rusya'nın oligark sınıfından. Büro 24/7 isimli yayının kurucusu. Giyimi ile moda haftaları sokak modası karelerinin gediklisi. Fakat son dönemde Duma'yı Paris yerine sık

ulyana-sergeenko-iroslava-duma-backlash-racist-01-960x640

Miroslava Duma, troppodonna’ya önceki yıllarda “Rus Moda Mafyası” konusu dahilinde konuk olmuştu. Kendisi Rusya’nın oligark sınıfından. Büro 24/7 isimli yayının kurucusu. Giyimi ile moda haftaları sokak modası karelerinin gediklisi.

Fakat son dönemde Duma’yı Paris yerine sık sık Silikon Valley’de görüyorduk. Daha “fashion-tech” giyiniyor, Google’ın merkezinden fotoğraflar paylaşıyor, sürdürülebilir teknolojiler üzerine çalışan start-up’larla görüşmeler yapıyordu. Hatta tüm bu Ar-Ge döneminin sonunda farklı kaynaklardan da topladığı yatırımları katarak 50 Milyon Dolar sermaye ile Fashion Tech Lab isminde girişime imza attı. Hatta basın etkinliğinde kendisine Stella McCartney eşlik etti. Fashion Tech Lab, portakal lifinden dokumalık kumaş üreten laboratuvarlardan, moda marketing’i alanında genç Start-up’lara ve tekstilde sürdürülebilirlik üzerine çalışan farklı insitatiflere, birçok projeyi desteklemek üzere kuruldu. Stella McCartney’nin de bu alanlarda duyarlılığını biliyorsunuz. Kendisi vegan deriyi ilk kullananlardan.

Derken derken Miroslava Duma’nın başına hiç beklemediği bir şey geldi bu hafta! Yakın arkadaşı, Rus Moda Mafyası’nın diğer bir üyesi ve couture tasarımcısı Ulyana Sergeenko ile aralarındaki özel bir notu paylaşması imajı adına büyük felaketlere yol açtı.

Olay kısaca şöyle gelişti: Ulyana Sergeenko o gün arkadaşı Miroslava’ya birkaç gün sonra Paris Couture Haftası’nda gerçekleşecek defilesine davet etmek için özel notuyla bir davetiye ve yanında güzel bir buket çiçek yollamış. Antetli zarfının üzerine de elyazısı ile “To my niggas in Paris” yazmış. (Eski cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün de dediği gibi “insan bazen hayret ediyor”). Tabii Afro-Amerikan olmayan birinin bu N-word’ü kullanması çok büyük problem aslında. Sadece kendileri kullanabiliyorlar. Hem de ne kullanmak, artık başka türlü hitap etmiyorlar birbirlerine. Bu arada “bitch” de böyle bir kelime. Bir grup bitch’seniz kendi aranızda rahatça kullanabiliyorsunuz. Her neyse… Tabii sosyal medya küçük bir megatronik patlama yaşadı. Tabii konunun iki tarafı da bu potlarını anladılar, postları sildiler, özür üzerine özür dilediler. Ama sanırım moda piyasası çok affedecek gibi değil. Bu Rus klanı paraları olduğu için saygı talep eden (ve gören), sonradan görme, aslında içlerine hiç sindiremedikleri insanlar olarak görüyorlar.

Ulyana Sergeenko’nun olay sonrası gerçekleşen defilesi oldukça boş geçmiş. Şu an Mira Duma’lı bir google araması ile sadece bu habere ulaşabiliyorsunuz. Kendilerini “bu Kanye West’in çok sevdiğimiz bir şarkısında bir satır. Biz de kendimizi onlar gibi cool hissetmek için birbirimize Nigger diyoruz.” gibi garip açıklamalar ile ifade etmeye çalıştılar başarısızca. Irkçıya çıkan imajlarını nasıl toplayacaklarını merak ediyordum ki daha kötüsü geldi. Hani bir şey dökersiniz, onu temizlerken bu sefer bir şey kırarsınız, en sonunda da elinizi kesersiniz ya (son of a …)  öyle bir zincirleme medya kazası yaşandı.

Çünkü moda basını biliyorsunuz birbirinin üzerine çullanmayı bekleyen aç akbabalarla dolu (ama konu siz değilseniz çok eğlenceli), ve önceden de belirttiğim gibi Rus Moda Mafyası hiç kimsenin tam olarak içine sinmemişti. Yani, yok öyle para ile gelip “Rus zevki” konumundan “high fashion”a yükselmek. Değil mi?

Ulyana Sergeenko kötü bir yara almış olsa da onun dosyası tek sansasyonla kapandı ama Mira Duma için aynısını söylemek mümkün değil. Kendisinin 2012 yılında 24/7Büro’nun tanıtımı için Rusya’da yaptığı bir okur toplantısında sarf ettiği aşırı homofobik sözler sandıklardan çıkarıldı (üstte videosu mevcut). Hele konuşmasının içinde özel olarak isim kullanınca (androjen model Andreja Pejic ve Bryan Boy) iş boyut atladı. Miroslava Duma yine özür yayınladı. 2012 yılından beri herkes gibi çok değiştiğini ve büyüdüğünü söyledi ama nafile. Şu an nefret mesajları ile uğraşıyor. Tabii istese, bu kadar iyi ilişki ile, Google’a büyük ihtimalle tüm yazıları kaldırtır ama o zaman özgürlükçü, araştırmacı, sınırları aşmacı Fashion Tech Lab ruhu ne olacak?

Bye Gurl @miraduma 🚫

A post shared by Marc Goehring (@marcgoehring) on

Şimdi Stella McCartney ne düşünür bilinmez ya da diğer işbirlikçileri. Ama bizim için şöyle bir çıkarım oldu: Bazen The Wire dizisini izlerken “ya acaba biz de Nigger desek sorun olur mu? Belki iyi niyetliyiz diye espri olarak karşılarlar?” çelişkimiz son buldu. Beyazlar ne kadar cool bulsa da, çok sevdiği ve özendiği için de olsa asla asla asla N-word kullanamaz.

İşte böyle, bir musibet bin nasihattan yeğdir sevgili çocuklarım.

Sevgiler,

çağla (N) bingöl

Sorry, the comment form is closed at this time.