Pitti Uomo'dan Radarıma Takılan Trendler

Floransa'daki Pitti Sarayı bildiğiniz üzere yılda iki kere erkek modası fuarı "Pitti Uomo"ya ev sahipliği yapıyor. Hatta 93. senesi olmuş, 8 -12 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen yeni edisyonu ile. (İnsan başka ülkelerin birikimlerine hayran kalmadan

Pitti_Uomo_2018_4

Floransa’daki Pitti Sarayı bildiğiniz üzere yılda iki kere erkek modası fuarı “Pitti Uomo”ya ev sahipliği yapıyor. Hatta 93. senesi olmuş, 8 -12 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen yeni edisyonu ile. (İnsan başka ülkelerin birikimlerine hayran kalmadan edemiyor bazen). Tabii yine fuardaki standlardan, yeni markalardan, gelecek nesil kumaşlardan çok sokak modası ile konuşuldu Pitti Uomo. Odada kocaman bir fil var ve ben bu zamana kadar nedense bu eğlenceli filden bahsetmeyi hep erteledim.

İstediği kadar erkek moda haftası yapılsın, 19. ve kısmen 20. yüzyılın moda başkenti Floransa, Pitti Fuarı ile hala konu trendlere gelince en çok izlenen yer. Bread and Butter, TRANOI ve Who’s Next? gibi fuarların can çekiştiği bu dönemde sürekli zirvedeki yerini koruması takdiri hakediyor.

Dikkatli bakarsanız Gucci’nin maksimalist tarzının bile kökleri buradan gibi.

Bir de öyle bir hali var ki sanki normal hayatta kendini Clarke Kent olarak tanıtan erkekler o dönem Superman’e dönüşüyor. Hatta biraz daha ileri gidersem lisede okulla kayak gezisine çıkacak genç kızlar gibi günlük gardırop düzdüklerini düşünebilirim (zaten düşünüyorum da söyleyebilirim yani).

Ama bu kötü bir şey değil. Erkeklerin kıyafetleri için bu kadar çaba harcadıklarını görmek, bazıları için sadece o günlerde bile olsa sınırların dışına taşmak (bizim genç tekstil patronlarını düşünün), deneysel çalışmalar çok güzel. Kimin üzerinde “mış gibi” duruyor, o da iyi bakınca zaten rahatça anlaşılıyor.

Ben size bu sene özel olarak radarıma takılan birkaç trend’den bahsedeceğim. İncelediyseniz siz de fark etmişsinizdir:

Pitti_Uomo_2018_15

1. Stadyum Atkıları: O şık tüvit takımlar giymiş, hatta yeleği, mendili ya da köstekli saati ile klasik tarzı benimsemiş erkeklerin bile boynunda stadyum atkısı vardı. En dikkat çekeni üzerinde Palazzo Pitti yazanıydı. Özellikle şu sıra, bu atkılar yaratıcısı İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan sayesinde birçok önemli müzenin souvenir mağazasında var. Onun yanı sıra yaşadığımız Bootleg kültürü ile takım atkıları moda oldu. Yani şimdi çevreniz en garip isimli ve renk kombinasyonlu 2. lig takımlarının atkıları ile dolarsa şaşırmayın hiç. Hakkını vermek istiyorsanız kendi takım atkınızı takabilirsiniz mesela.

Pitti_Uomo_2018_31

2. Yeni Hipster Jenerasyonu: Pitti Uomo’da bu sene en iddialı tarz şüphesiz ilhamını yer yer İsviçre Köylüleri’nden (tabii ki Heidi’nin dedesi), yer yer yerel Amerikan kültüründen alan yeni hipster akımıydı. Bunun için size gerekenler öncelikle bol bol kahverengi, ikincisi ortopedik bir ayakkabı markası (Mephisto olabilir, Camper çok mainstream kalır), kalın yünlü çoraplar, el örgüsü etnik desenli yelekler, sakallar (ki bunun için çalışmaya erken başlamalısınız gardırop düzmeye benzemez), kovboy kemer ve şapkaları, kızılderili pançoları… Yeni jenerasyon dedik ama uygulayanlar eski derseniz, akım olarak yeni ama doğru ve dozunda uygulanması oldukça zor. O nedenle genelde yaşı biraz geçkin olan fuarın gediklileri siyah kuşak olduklarını göstermek amaçlı uyguluyorlar.

Pitti_Uomo_2018_24a

3. Takım Elbise İçine Sweatshirtler: Birkaç sezondur kadınların şık etekleri, pantolonları sweatshirt ve sneakerlar ile ters köşe giymesine alışmıştık. Bu sefer bayrağı erkekler devralıyor. Balenciaga’nın podyum’da yaptığı denemelerin de ışığında erkekler, kumaş pantolon üzerine sweatshirt giymeye başlıyor. Bu noktada bir şey söylemek istiyorum. Tamamen kendi fikrim: İleride birgün baktığımızda ciddi manada “biz ne yapmışız yahu?” diyebiliriz bence. Çünkü 80’lerde, 90’larda konfeksiyon daha yeniydi, penyeler-likralar daha yeni hayatımıza girmişti. Heyecanlıydık, kötü niyet olmadan her şey ile giymeyi deniyorduk. Ama sene neredeyse 2020 olacak artık…

çağla bingöl

Sorry, the comment form is closed at this time.